30 Temmuz 2010 Cuma

certina.

kral kararlı ve zayıf bir ses ile:

"eğer bir gün sizi öldürürsem kendimi de öldürmem gerekir; pekâlâ ama, bu dayanılmaz acıyı siz olmadan hissetmek amacıyla kendimi olabildiğince geç öldürürüm."

madam certina hayretle baka-kaldı krala.. ilk defa bu kadar ürkmüş, ilk defa bu kadar derinden bir sevgi hissetmişti birinden. belki de korkmuştu, kim bilir? zamanı durdurma isteği ilk defa bu kadar doruklara ulaştı. durmadı zaman, akıyordu. şimdi bir şeyleri anlamak için geç miydi? ya da zamanı henüz gelmemiş miydi? dünaya hükmeden bir insan bu aciz, zayıf ve aşağlık kadına nasıl aşık olabilirdi ki..?

Certina boğuk ve ağlamaklı bir ses ile :

sizi
sizin sevginizi
ve size ait her şeyi
durdurmak.. tek arzum buydu oysa.
sizi çaresiz ve benle bırakmak.
şimdi size haykırmak istiyorum!
Ey kralım! yalnız ve yalın bu kadını
aciz ve ağlak yüzünü her gün görmek
sizi ne kadar mutlu edebilir ki?

sizi tanıdığım günden beri
gitmeyi hiç başaramadım;
kalmayı hiç hak edemediğimden!

doğumuyla ölümü yaşayan
doğmadan yazgısı yazılan
ve bu yazgıya karşı gelen bir kadınım ben!
siz!
siz kim oluyorsunuz da böyle bir saygısızlık yapabiliyorsunuz
bana ve tanrıya..?

af diyelin! af dileyin tanrıdan! o sizi affetsin ki
bu doğumuyla ölümü hak eden kadın artık rahat uyusun.

gitmeyi hiç başaramadım;
kalmayı hiç hak edemediğimden!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder